Sonra buluştuk, taksi ile eve gittik.Ayağıma buz bastık.Senin anlayacağın rezil oldum dageldim!”
Aldım, revire götürdüm.
Haftada bir hamam günümüz vardı.Bazen bu sabahın 4’ünde olurdu,bezen gece yarısı. Gözlerimizi ovalaya ovalaya hamama giderdik.Hamama ilk gelen arkadaş kapıdan gelenlere soğuk su atardı.Bir anda uyanırdık.Birbirimizden sabun,şampuan alışverişi olurdu.Şakalar, fıkralar, başlardı.Bir saat çabucacık geçerdi.
Beyazıt Meydanı’nda olaylar olmuştu.Üniversite talebesi Turan Emeksiz polisler tarafından öldürülmüş, insanlar yaralanmıştı.
O günlerde Akşam gazetesi köşe yazarı Çetin Altan,TAŞ isimli köşesinde makale yazıyordu. Hükümeti eleştiren yazılar yazardı.Zamanın ünlü kalemlerinden biriydi.Her gün makalesini okumadan edemezdik.Beyazıt olayında üniversiteli gencin öldürüldüğü gününün ertesinde Çetin Altan’ın sütunu boştu, tek cümle vardı:
“BUGÜN CANIM YAZI YAZMAK İSTEMİYOR!”
Bu boş sütun bize çok şey anlatıyordu.İçimiz kan ağlıyordu: “Allah’ım, bu kâbus bitsin!” diyorduk.
Olaylar çığırından çıkıyordu.Yazarlar hapsediliyor, sol yayınlar suç sayılıyordu. İnsanlar kitaplarını saklıyordu.Saklayamayanlar kitaplarını yakıyorlardı.Her gün ajanslarda tutuklanan suçsuz insanların haberlerini dinliyorduk.Hepimiz bu olayları tartışıyorduk.Artık lise son sınıftaydık. “Bugünler böyle