BAĞ BOZUMU
Ömrümün büyük kısmını geçirdiğim bu şehirden artık ayrılacaktım.Kırk üç senede ilmek ilmek kurduğum dostlarımdan ayrılacaktım.Bu şehrin caddelerinden, nutuk çektiğim meydanlarından,piknik yaptığım ormanlarından ayrılacaktım!
Yılların birikimi olan bütün varlıklarımı satacaktım.Muayenehanem benim mabedimdi,onu da kapatacaktım.Bütün bunları düşününce içim bir tuhaf oluyordu.Bazen gitmekten vaz geçiyordum, bazen de en doğrusu bu,diyordum.
Ama ok yaydan çıkmıştı.Ailece aldığımız bu karar,en mantıklı karardı ve bu karara uymak mecburiyetindeydim.Evden arabama binmeden çıktım.Yolda nakil için neler yapacağımı planlamaya başladım. Önce bir kamyon kiralamalıydım,sonra hastalarımın işlerini bitirmeliydim.Alacakları tahsil etmeli ve sağa sola olan ufak tefek borçlarımı ödemeliydim.
O gün muayenehaneye geldim.Yirmi beş yıl benimle çalışmış emektar asistanım Sevda’ya Antalya’ya taşınacağımızı, bir ay içinde hastalarımızın yarım kalan işlerini bitirmemiz gerektiğini, alacakların ve borçların listelerini bilgisayardan çıkarmasını söyledim.
Sevda, sandalyeye zor oturdu,iki gözü iki çeşme ağlamaya başladı.Sanki anasından, babasından ayrılıyordu.Ona sarıldım: