fışkırıyordu.Arkasını dönüp gözyaşlarını sildiğini fark ettim.Kendi kendime, ‘Galiba yolun sonuna geldim!’ dedim.
Devlet Hastanesine telefon ettiler.Beni orada Kalp Doktoru Nihat Özer karşıladı.Daha yeni gelmiş.İki doktorda telefon edince ve benim hekim olduğumu öğrenince beni çok güzel muayene etti, testlerimi yaptırdı, yoğun bakıma yatırdı.Yoğun bakımda on gün kaldım.On gün sonra benim birkaç gün daha dinlenip Çukurova Tıp fakültesinde Anjiyo yaptırmamı söyledi.KardiyologDr.Nihat Özer tarafından çok ihtimamlı tedavi gördüm.Kendisine teşekkür ettim ve eve geldim.
Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Ortodontist Prof. İlter Uzel’e telefon ettim.Kriz geçirdiğim için çok üzüldü.
“Merak etme, bizim akrabamız Doçent Mustafa Demirtaş’a yaptırırız.Ben sana gün alayım, anjiyodan sonra bizde kalır, ertesi gün gidersin,” dedi.
On gün sonra Adana Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümünde anjiyo oldum.Oradaki konseyden üç damarımın %90 tıkalı olduğunu ve cerrahi girişimin sakıncalı olacağını bildiren bir rapor çıktı.Bu durumda ilaçla yaşayacağım bildirdi.Anjiyomu yapan Doçent Mustafa Demirtaş Hoca:
“Sen bunlara bakma, İstanbul’a Kalp Cerrahı Prof. Dr.Bingür Sönmez’e git.Al bu filmleri(o zaman cd yoktu)ona göster,” dedi.Teşekkür ettim.
Araştırdım Bingür Sönmez Sarıkamışlı, aynı mahallede yaşamışız, ama ben oradan erken ayrıldığım