Makale Dizini

İçimize vatan, millet ve Atatürk sevgisi dolmuştu.Biz bilinçli Cumhuriyet çocukları olarak yetişmiştik.

Ortaokula Sarıkamış’ta, dedemin yanında başladım.Annemden, babamdan, kardeşlerimden ayrılmıştım. Sıcak yuvamdan ayrılmıştım.Bu ayrılık beni bir hayli hırpalamıştı.Geceleri onları düşünüyor, bazen de sessizce ağlıyordum.Ablamı ortaokula göndermemişlerdi.Onu da Yeniköy’de bırakmıştım.Çok sevdiğim arkadaşım Feyzo’dan ayrılmak da zor olmuştu.Ablamla birbirimize çok düşkündük.İlk aylar onların hasretine dayanamıyordum.Sonraları alıştım.

Ortaokulumuz askeri kışla ile yan yanaydı.Ruslardan kalma bir binada okuyorduk.Dedemin evinden üç kilometre uzaktaydı.Yaya olarak okula gider gelirdik.Okulda kantin yoktu.Babam çarşıdaki bir fırınla anlaşmıştı.Fırında dörtte bir sıcak ekmeğin içine helva koyarlardı.Öğle yemeği yerine onu yerdim.Okuldan çarşıya yokuş aşağı koşarak gider,helvalı ekmeğimi yiye yiye yokuş yukarı okula döner, derse yetişirdim.Bir müddet sonra babam bir lokanta ile anlaştı, karnım sıcak çorba ve yemekle tanıştı.

Bir günköyden Hasan Ağa’nın yanaşması geldi.Babam, annem ve kardeşlerimin beni çok özlediklerini söyledi.

“Araba ile geldik, gece ormanda kaçak ağaç keseceğiz.Seni de köye götürmemizi istediler, sabaha orda oluruz.” dedi.Günlerden cuma idi.

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.