ve ayazdı.Bagajdan eşyalarımızı indirdik.Bir araba kiraladım. Aydınlık Evler’deki evimize gittik.
Evimiz dört odalı bir evdi.Karacı arkadaşım Muharrem’le beraber tutmuştuk.İki odası onun, iki odası bizimdi.Mutfak, banyo müşterek.O da yeni evlenmişti.İki taze gelin böylece ortak bir evde oturmuş oldular.Üç ay için böyle bir formül bulmuştuk.
ANNEM
Annem, siyah saçlı, kumral tenli, sevecen ve fedakâr bir kadındı. Çalışmaktan hiç yılmazdı.Evin odununu o kırardı,suyunu biz küçükken o taşırdı. Sobayı o yakardı.Ekmeği tandırda o pişirirdi.Yemeğimizi gaz ocağında o yapardı.Hasta olursak en iyi, en güzel hemşire annemizdi.
Annemin mide rahatsızlığı vardı.Yıllardır hazımsızlık ve mide ağrısı çekiyordu.Doktora gittiğinde çeşitli mide ilaçları ve sindirim ilaçları veriliyordu.Tanı olarak mide ülseri, deniliyordu.Hazır buraya gelmişken Gülhane Hastanesinde check-up yaptırayım, dedim.
Bütün tahlilleri, hatta mide özsuyu tahlili yapıldı.Kalp,akciğer filmleri çekildi.Mide filmi çekildi. Yapılan bu tahlillerden sonra, midede ülser var, denildi.
“Ameliyat var mı?” dedim.Hoca:
“Gerek yok, ilaç ve perhizle geçer,” dedi.
İlaçlarını aldım.Ertesi gün İstanbul’a yolcu ettim.Giderken bize mutluluklar diledi, bana sarıldı: