Makale Dizini

kırmızı kanları gördük. Koma[i] doğru gittiğimizde bütün koyunların boğazlandığını,bazılarının da yenilmiş olduğunu gördük.Bütün hayvanlar kurt sürüleri tarafından telef edilmişti.Çok üzüldük.

“Siz Ala’yı keserseniz Allah’ta koyunlarınızın canını alır!” lafı ağzımdan dökülmüştü babama.

Yeniköy’de köylülerin tüm yaşamlarına adapte olmuştuk,Bizde onlardan biri olmuştuk.Bugünkü medeniyetin getirdiği kolaylıklar yoktu.Hayat zordu.Ama bir o kadarda keyifliydi.Ortak yaşam alanları vardı.Ortak imece çalışmaları vardı.Beraber eker, beraber biçer, beraber harman yapardık.

Bayramları namazdan sonra mezarlığa giderdik.Sonra köyün meydanında bayramlaşırdık.Yerlere sofralar kurulur, her evden gelen yemekler sofraları donatırdı, bayram yemeği yerdik.

Arife günü biz çocukların bayramıydı.Annelerimizin diktiği torbayla ev ev dolaşıp arefelik toplardık.Torbamızın içi şeker, kuru üzüm, dut kurusu, leblebi, fındıkla dolardı.Eve gelir ayıklardık.Fındıkların ayrı önemi vardı.Çünkü onlarla ablamla tek mi çift mi oynardık.Ben yenilirsem küçüklüğün verdiği avantajı kullanır,mızıklanır, ağlardım.Kaybettiğim fındıklar geri gelirdi.Bayramları bayram gibi, hep beraber kutlardık.Bayramlar bugünkü gibi tatil veya kaçamak yeri değildi.Birimizin derdi, hepimizin derdiydi.Birimizin sevinci, hepimizin sevinci olurdu.Orada insan sıcaklığı vardı.

Güz geldiğinde köylüler tarla açmaya veya nadasa çıkarlardı. Bunun için beş altı çift öküz ve onları

 

[i]Kom: İçine davar konulan, çevresi çevrili, üstü açık yer. Davar ağılı. Derme çatma şeylerden yapılmış küçük ev, yayla evi. Birkaç evden oluşan küçük köy

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.