Makale Dizini

Babam, beni Yeniköy’deki ilkokula kayıt yaptırdı.Bana da siyah önlük, beyaz yakalık ve ayakkabı, kitap, defter, kalem alındı.Saçlarım berberde sıfıra vuruldu. O zaman berberlerin saç kesme makinesi elektrikli değildi,yaylı, açılır kapanır, elle çalışan makinelerdi.

Öğretmenimiz Cilavuz Köy Öğretmen Okulu mezunu Recep Ünal’dı. Yeniköy’de doğmuş.Okulu bitirdikten sonra kendi köyüne atanmıştı.Köy Enstitülerinin ana politikalarından biride buydu.

Bugün Doğu’ya öğretmen atadığınızdaöğretmenin oraya alışamamasının ana nedeni, daha evvel bu hayatı yaşamamış olmasıdır.Yıllar sonra öğretmenimin ne denli kıymetli olduğunu,bu ülke için böyle öğretmenlere ne kadar ihtiyaç olduğunu, bu programın Türkiye’yi aydın ufuklara taşıyacak, çok önemli bir proje olduğunu anlamıştım.Fakat gerici güçler,ağalar,zamanın politik çekişmeleri ve oyalma kaygıları,köy enstitülerine yapılan iftiralar; örneğin,komünist yuvası vs. gibi ithamlar, Amerika’nın zamanın hükümetine,buralar komünist yuvası, buraları kapatın,imam hatip okulları açın, gibi telkinleri,KöyEnstitülerinin Demokrat Parti tarafından, 1950 yılında kapatılmasına sebep oldu...

Köy Enstitülerinin kapatılmasıbu memlekete yapılmış en büyük ihanettir.Aydınlık Türkiye’nin Orta Çağ karanlığına itilmesidir.

Beş sınıf bir arada okuyorduk.Boyum kısa olduğu için beni ön sıraya oturtmuştu öğretmen. Sıra arkadaşım istasyon şefinin oğlu Ertaç Canyurt’tu

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.