Bu şiirimi ithaf edeceğim
Annem öldükten sonra babam yalnız kaldı.Bu sefer ona acımaya başladım.Evde tek başına kalmıştı.Ne yer ne içerdi? Eve kim bakardı,üstünü başını kim yıkardı?Bu soruların cevabı babamın yeniden evlenmesi anlamına geliyordu.Sultanbeyli’de oturan ablama sordum, ne yapalım abla, diye.
“Sen merak etme, ben ona layık birini bulurum,” dedi.
Tuzladan babama uygun bir eş buldu, evlendirdik.Bu meseleyi de böyle çözdük.Kardeşlerimi geri göndermedim.Artık onların anası babası bendim.
ANADOLU KAVAĞI HATIRALARIM
Sabahları önce askerlere bakıyordum,öğlenden sonra subay ve eşlerine.Aciller hariç, hastalarımı öyle alıştırdım.Bize tahsis edilmiş hemşire yoktu,tahsilli erlerden açıkgöz olanları yanıma aldım.Onları yetiştirirdim.Protezhanemiz yoktu, protezhane yaptım.Deniz Kuvvetleri er seçme kurulundan protez teknisyeni istedim.Altı ay sonra protez yapmaya başladık.
O sene Kıbrıs Harekâtı başlayacaktı.Birlikler güneye kaydırıldı.Bizim revirde Dr.Dz. Tabip Binbaşı Kayhan Atbiner başhekimimiz. Yedek subay Dr. Doç.Bülent Berkarda, birde üsteğmenken kaza geçiren ve ayakları tutmayan, oturduğu yerde hastaya bakan Doğan Baba lakabıyla Doğan Işıksaçan vardı