aile gibi yönetiyorduk.Akşamları hanımlar evden yaptıkları yemekleri getiriyorlar, ortak mutfak yapıyor,hep beraber yiyor, sohbet ediyorduk.Kumsalda ateş yakıp eğleniyorduk.Başarımızın sırrı bu kaynaşmaydı.Denizde çocuklar yarışırken kıyıda da anne ve babalar yarışıyordu.Şehir dışı yarışlara ailelerle beraber gidiyorduk.
Bu arada sizlere 1977 Sinop yarışından bahsetmek isterim:
O yıllarda iktidarda Ecevit hükümeti vardı ve ülkede benzin sıkıntısı yaşanıyordu.Zor şartlarda çocuklarla beraber Sinop’a gittik.Amacımız yarıştan sonra Hopa’ya kadar gezi yapmak.Yarışlarımız çok zor geçti,rüzgâr sert olduğu için bazı sporcular yarışı bitiremediler.Bizim çocuklar her yarışta ilk üçü aldılar.Tabii kıyıya geldiklerinde teknelerine ben, başkan ve yönetim kurulunun diğer üyeleri yardım ediyoruz.Bizim bu çalışmalarımızı gören bir yönetici bana döndü:
“Başarınızın sırrı, sizlerin bu çalışmalarınızdır, tebrikler,” dedi.
Evet, Hopa bizi bekliyor, ama benzin yok.Sinop Başkanı:
“Gemi ile gidin, yarın gelecek hem rahat kamaranızda gider gelirsiniz hemde yorulmazsınız. Bütün kıyı şehirlerinide görürsünüz.”
Bu fikre balıklama atladık.Gittim, yedi kamara bileti aldım.
Vapur açıkta demir atıyor, balıkçı tekneleri ile vapura biniyorsunuz.Bir tekneye doluştuk, büyük