Bazen beşinci sınıf öğrencileride bizimle ilgilenirlerdi.Sınıfın tüm duvarları faydalı bilgiler içeren afişlerle donatılmıştı.En uzun afiş, on iki ayı belirten afişti.Ayları, mevsimleri haftaları;her mevsimle ilgili meyve ve sebzeleri,iklimleri anlatıyordu.
Teneffüslerde arkadaşlarla oynuyorduk.Ben en çok Feyyaz’la (Feyzo) oynamayı severdim.Oda beni çok severdi.Benden büyüktü,güçlü kuvvetliydi,çok hızlı koşardı. Türkçesi biraz bozuktu.Annesi, babası Kürtçe konuşuyordu. Çok saygılı, candan insanlardı.Feyzo ile biz kardeş gibiydik.Bugünkü gibi Kürt-Türk ayrımcılığı aklımızın köşesinden geçmezdi.Hepimiz Türk ulusunun vatandaşlarıydık.Devletimizi, milletimizi, askerimizi,polisimizi severdik.Polise, polis amca; bekçiye, bekçi baba, derdik. Devlet, polis, asker bizi korumak içindi.Devletimizi çok severdik.Devlet anamız, babamız gibiydi.Bizi kollar korurdu.Mahkemeler adalet dağıtan mabetlerimizdi.Hiçbir hâkim savcı, hiç kimseden emir almazdı.Sağlam, yansız hukuk, tek güvencemizdi.Polis, jandarma halkın polisi jandarmasıydı,şimdiki gibi sarayın değil.Eskiden polise polis amca derdik.Onlar bize şefkatle bakarlardı, şimdiki gibi zulüm yapmazlardı.Üstümüze biber gazı, tazyikli su sıkmazlar, bize cop vurmazlardı...
Recep öğretmen;omuzları geniş, atletik yapılı,karayağız,ince bıyıklı, çok yakışıklı bir adamdı.O günün şartlarına göre çok iyi eğitim almıştı.Elinden her şey geliyordu;marangozluk,duvarcılık,folklor,