“Madem öyle uygun görüyorsun, haber verelim, gidip isteyelim.” dedi.
Kartal Gar Şefi Doğan amca beni çok severdi.Oğlu Tufan en iyi arkadaşımdı.Babamla da iyi görüşürlerdi.Babam:
“Doğan Beylerle beraber gidelim,” dedi.
Bir hafta sonraya gün alındı.Sevinçten uçuyorum.Akşamdan beyaz resmi elbiselerimi, annem, kömür ütüsü ile ütüledi.Kendi giysilerini de ütüledi, dolaba astı.Gece beni uyku tutmadı.O zamanlar iletişim için telefon falan yoktu.Birbirimizle ya mektupla yada yüz yüze konuşurduk. Onu düşüne düşüne uyumuşum.Öğleye kadar vakit geçmek bilmedi.Yemek filan yedik,saat 14 treni ile İçmeler İstasyonu’na gittik.
Kapıda bizi karşıladılar, çiçeğimizi ve çikolatamızı Filiz aldı.Herkes gösterilen yerlere oturdu.Hoşbeş sohbetten sonra Doğan Bey meseleyi açtı:
“Çocuklar birbirlerini sevmişler, Allah’ın emri ile kızınız Filiz’i oğlumuz Cemil’e sizde münasip görürseniz istiyoruz.”
Basri Bey:
“Ben bahriyeliye kız vermem, diye büyük laf etmiştim.Şimdi görüyorum ki, bir bahriyeli diş hekimi namzedine kız istiyorsunuz.Doğan Bey ayağınıza sağlık.Seyyar Bey, Lütfiye Hanım; bu çocuklar talebe, yarın birbirlerini unuturlarsa, ayrılırlarsa çok üzülürüz.Müsaadenizle kızıma bir sorayım,” deyip odadan çıktı.