Makale Dizini

Çuvalın altında görünmüyorum, sanki çuval kendi kendine gidiyordu.

Hava kararmaya başladı. Korkumdan türkü söylemeye başladım.Tam dereden geçerken, çalılıkların yanından bir hayvan fırlayınca ödüm koptu!Meğer tilki imiş.

Ben geç kalınca, babam merak etmiş.Gazlı el fenerini almış, bana doğru gelmeye başlamış.Gelirken:

“Cemil, Cemil!” diye seslendi.

İçim bir hoş oldu!Korkularım dağıldı.Babama doğru çuval hızla koşmaya başladı.Çuvalı yere koydum.

“Aferin oğluma, korktun mu?” dedi.

“Tabii ki korktum baba, dereyi geçerken önüme tilki fırladı, çok korktum! Karanlığa kaldım.Ağa yemek yedirmeden bırakmadı.Sana selamı var,” dedim.

Babam Sarıkamış’a gitmişti.Döndüğünde elinde büyük bir karton kutu ile geldi.Hepimiz merak ettik, içinde ne var diye.Kutu açıldığında içinden kahve renkli, mobilyalı,pilli bir radyo çıktı.Hepimiz çok sevindik! Nasıl çalışacağını merak ettik.Babam:

“Hemen çalışmaz, antenini kurmam lazım,” dedi.

Beraber dama çıktık.İki sırığı sıkıca bacalara bağladık.Sırıkların ucuna ip bağladık. O iplere porselenden yapılmış, iki ucu delik bir aparat bağladık. Diğer ucuna da bakır bir tel bağladık.İsmi antenmiş.Onu da radyoya kadar bakır kablo ile getirdik ve radyonun 

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.