Makale Dizini

Birde bayan bir yolcumuz vardı, oda Erzincan’a, subay oğlunun yanına gidiyordu.Tanıştık, kısa zamanda kaynaştık.Benim doğup büyümeye çalıştığım yerlerin, aynı kültürün insanlarıydı.

Yol boyunca herkes hayatından pasajlar anlatıyordu.Gençler, İstanbul’u gezmeye gelmişlerdi.Sirkeci’de ucuz bir otelde kalmışlar; bazen yaya, bazen otobüsle İstanbul’u gezmişlerdi. Hayranlıklarını anlata anlata bitiremiyorlardı. Ee, yıl 1964, İstanbul gelinlik kız gibi!Köşkler, korular, güzel Boğaz bütün ihtişamı ile büyülemiş gençleri.

Şimdi düşünüyorum da canım koruluklar beton binalarla dolmuş.Tepelere kadar evler… İstanbul’un gerdanlığı yok olmuş.Kalabalık, trafik,keşmekeş bir İstanbul!

Pos bıyıklı amca, bizi dinliyor,ama dinlemiyormuş gibi görünüyordu.Gözüm onun üstündeydi, bir ara gençlerin konuşmaları sırasında çaktırmadan tebessüm ettiğini izleyebildim.Evli çift, pek bizimle sohbet etmiyor, dinlemeyi tercih ediyorlar.

Sıra bana geldi galiba, yüzüme bakıyorlar, söyle bakalım, sen kimsin diye.

“Sarıkamış’ta doğdum,Kars’ta, Erzurum’da büyüdüm,şimdi İstanbul’da yaşıyorum.Deniz Kuvvetleri hesabına Askeri Tıp talebesiyim.Diş hekimliği tahsili yapıyorum,” dedim.

Karslı pos bıyıklı amca;

“Desene sen hepimizin hemşerisisin,ama en çok benim,” dedi.

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.