Makale Dizini

Merdivenden çıkacaktık ki, şapkamı başımdan kaçırdı.Başladım ağlamaya.Hatice’yi yakaladıklarında şapkamın düğmeleri ve siperliğin üstündeki yaldızlı kayışını koparılmış bulduk.Ogün çok üzülmüştüm.Akşama kadar ağladım.Beni zor susturdular.

Yıllar sonra İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde,Deniz Kuvvetlerinden burs alarak diş hekimliği tahsilime devam ettim.Kasımpaşa Dikim Evi’nden elbiselerimi aldığımdaHatice’nin zarar verdiği bahriyeli şapkama kavuşmuş oldum.Deniz Kuvvetlerinde 15 yıl boyunca, her üniformayı giydikçe Hatice aklıma gelirdi.

Bir akşam benden küçük kardeşim Mehmet Hanefi rahatsızlandı.Hafif ateşlenmişti.Gece yarısı annemin sesini duydum.Babamı uykudan uyandırmaya çalışıyor,bir taraftan da ağlıyordu.Babam uyku mahmurluğuyla;

“Lütfiye ne oldu?” dedi.

“Kalk,kalk, oğlan ateşler içinde! Ecza dolabından ateş düşürücü verdim, fayda etmedi,ne yapacağımı bilemedim.Bir bak bakalım!” dedi.

Babam, panik içindeydi.Dağbaşında gece yarısı… Doktor yok,hastane yok! Çaresizce;

“Patates doğrayıp başına bağlayalım!” dedi.

Sabaha karşı kardeşim ateşler içinde bizden ayrıldı.Evimizi matem kaplamıştı.Annem, kardeşimin yanında içten içe ağlıyordu.Ben ve ablam bir köşeye büzüşmüş, birbirimizin elini tutmuş, ölümün korkusunu yaşıyorduk.Onunla geçirdiğimiz zamanları hatırlıyor,ağlıyorduk!

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.