Beş dakika sonra geri geldi.Filiz, Basri Bey’i ikna emişti.
“Kızımda evet, dedi.Hayırlı uğurlu olsun,” dedi.
Annem, yüzükleri daha önce Filiz’e vermişti.Filiz’in kardeşi Birsen, bir tepsi ile yüzüklerimizi getirdi.Doğan Bey, bize mutluluklar dileyerek yüzüklerimizi taktı.Alkışlandık ve annelerimizin babalarımızın elini öptük.İkimizde mutluluktan havalara uçuyorduk.
Artık nişanlanmıştık.Gizli gizli buluşmalar geride kalmıştı.Özgürce İstanbul’un tadını çıkarıyorduk.Ama bir yandan da gizli buluşmaların gizemini ve heyecanını arıyorduk.
Nişanlandığımız gün Basri Bey, hafif ateşliydi.Ertesi gün ateşi yükselmişti, yatak yorgan yatıyordu.Haberi alınca ziyaretine gittim.Ateşi 39-40 derecedeydi.Hemen Pendik’te bir eczaneden penisilin ve parol aldım.Eve geldim.Enjektörü kaynattım, penisilini zerk edeceğim,baktım yaptırmak istemiyor.Rica ettim, zoraki yaptım.Sonradan öğrendim ki, iğneden çok korkarmış.
Filiz ve annesi Pamukova’ya gitmişlerdi.Rahmetli anneannesi çok hastaydı, onu ziyarete gitmişlerdi.
“Sende gel,” dediler.
Bir gün sonra bende gittim.Böylece kayınvalidem, gururla damat namzedini sülaleyle tanıştırdı.Melek nine beni çok sevdi,hatta ölürken benim ismimi sayıklamış.