Makale Dizini

Yeni bir sınava girsem de öğretmen olsam da her iki şıkta da okulumdan kaydımı sildirmem gerekecek. Babamı da düşüncelerimin seline sürüklemiştim.Sessizlik oldu.Babam:

“Hayat senin, sen karar ver,” dedi.

Çok çabuk tacı bana atmıştı.

Sene sonu ikinci sınıfa ders bırakmadan geçmiştim.Gideceğim üç üniversite vardı.Diş Hekimliği, Tıp Fakültesi ve Eczacılık Fakültesi.Üçüne de girdiğimde, Fen Fakültesinde geçtiğim derslerden otomatik geçmiş olacaktım.Böylece bir yıllık emeğim boşa gitmemiş olacaktı.Kayıt sildirmeye karar verdim.Tıp okumak uzundu,diş hekimliği hedefim oldu.

O yaz gece gündüz çalıştım. Bu arada imam hatip mezunu Şevket Kazan’a da matematik, fizik, kimya dersleri veriyordum.Bazen o Kartal’daki lojmanımızın bahçesine, bazen de ben onların “Bin Bir Çeşit,” isimli mağazalarına gidiyordum.Şevket Bey çok azimli, kibar ve çalışkandı.O sene fark dersleri verdi,lise mezunu sayıldı.Hukuk fakültesine kayıt oldu.Kendisi iyi bir vaizdi. Sonraki yıllardaMSB’nden milletvekili oldu.DSP ile koalisyon hükümetinde adalet bakanı oldu.

Diş Hekimliği Fakültesi sınavına girdim.İyi gitmişti, ama girmek çok zordu.Her yıl bütün Türkiye’den altmış kişi alınıyordu.Sınav sonuçlarının askıya çıkacağı güne kadar uykularım kaçtı.Günler geceler çok uzun geldi. Sınav sonuçları askıya çıktığı gün İstanbul Üniversitesi giriş kapısında sınıf arkadaşım Yaşar’a rastladım.Sarıldı, beni öptü:

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.