başlamış oldum.Saat 16'dan sonra geliyor, üç dört saat çalışıyordum.
İlk gün Mardinli olduğunu sonradan öğrendiğim bir Bey ve yanında 18 yaşlarında bir kız geldi.
“Hasta kim?” diye sordum.
“Bu kızdır,” dedi.Kız hiç konuşmuyor,Bey cevap veriyor.
“Neyin var kızım?” Adam:
“Altın kaplama, ön dişlere beş tane diş yaptıracağız.”
Bir an kendimi kuyumcu, hissetim.Dişleri çok güzel, hani derler ya inci gibi,süt gibi beyaz.
“Yazık olmaz mı?” dedim.
“Bak Doktor, biz söz kesiminde başlık parası,ziynet ve beş altın diş sözleştik.Onun için yapman lazım DoktorBey.”
“Bak beyefendi, ben doktorum, yemin ettim.Hastaya zarar vermem.Sağlam dişi kesersem hastaya zarar veririm.”
“Ey ver, parasıyla değil mi ne olacak?”
Kafamın tası atmak üzere:
“Uzat elini!” dedim.
“Ne yapacaksın?” dedi.
“Beş parmağının derisini soyacağım, altın kaplama yapacağım.Altını benden, yapması bedava.”
“Dotor, ne diyorsun, ben deli miyim?”
“Haa işte, sen delisin!Bu kızın beş dişinin derisini soydurmak, altın kaplama yaptırmak istiyorsun!”
“Yav, diş el değildir, bende başka yere giderim!”