Yetmiş dört yıl sonra
Külleriyle doğdu yeniden
Çatık kaşlarıyla baktı
Koca tepe' den
Memleketin bir ucundan bir ucuna
Türkiye tarumar
Sanki harpten yenik çıkmıştı
İkinci Serv antlaşması olmuştu
Parayı veren
Fabrikaları Toprakları
Limanları, kıyıları
Yeraltı yerüstü zenginliklerini
Satın almıştı
Ulus devlet yok edilmiş
Vatandaşları bölünmüştü
Ülkeyi yönetenler
Gaflet delalet hıyanet içinde
Tekke ve zaviyeler
Yönetim içinde
Cumhuriyet devrimleri
Çöp sepetinin içinde
Yok edilmişti
İşte bu ahval ve şerait içinde
Uyandı halk
Atanın küllerinden
Yürüdü yobazın üstüne
Yürüdü gaddarın üstüne
Yürüdü kindarın üstüne
Barikatları yıkarak
Sel gibi akarak
Atasına doğru
Onlar ki
Kurtuluş savaşının
Nenehatun'un
Fatma Çavuş’un
Koca Yusuf’un torunlarıydı
Onlar ki
Cumhuriyet'in tohumlarıydı
Ellerinde bayraklarla yürekleri
Büyümüştü
Göz bebekleri
Sel gibi akıyorlardı
Biber gazı
Cop yiyorlardı
Aldırmıyorlardı
Yağmur ağlıyordu
İnsanlar ağlıyordu
Heyecandan
Vatan sevdasından
Bu gidişe
Haykırıyorlardı
Mavi gözlerinin
Şavkı vurmuştu
Karanlıkların üstüne
Yeniden külleriyle kükremişti
Bu vatan
Ta uzaklardan kopup gelmişlerdi
Karst 'tan Ardahan' dan
Edime' den Antalya' dan
Analar nineler dedeler torunlar
Hep birlikte gidiyorlardı ataya doğru
Ellerinde bayraklar
Avuçlarında yürekler
Hep bir ağızdan bağırıyorlardı
Vatan bölünmez
Cumhuriyet yıkılmaz
Atatürk'ler ölmez
