Doğduğunda

Gök gözlerinde yıldızlar parlamıştı

Nazar boncukları  ortadan  çatlamıştı

Bir nergis kadar narin

Bir yumurta kadar kırılgan

Pembe dudaklarında

Gelincikler açmıştı

 

Dili çözülmeye başladığında

Yumurtaya ogana domatese dokames

Kelebeğe ebelek demiştin

Dili tam çözüldüğünde

Kimse onu susturamamıştı

 

Bir gün bahar meltemi

Bir gün lodos

Bir günde Toros’lardan poyraz eserdi

İstediği olmazsa kendi kendini yerdi

Nisan yağmurlarında ağlar

Mayıs güneşiyle yuyunurdu

Simay büyüdü sonra

Kırlarda sekerek yürüyen

Bir ürkek ceylan oldu

Ceylanım benim

Kıyamam sana bakmaya

Kıyamam sana dokunmaya

Bir sihirli fanus gibisin

Bir o kadar narin bir o kadar incesin

Tanrım yolunu açık etsin.

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.